sarkı sözleri
27/9/2008 ·
I'm With You
I'm standing on a bridge
Bir koprude duruyorum
I'm waitin in the dark
Karanlikta bekliyorum
I thought that you'd be here by now
Artik burda olacagini dusundum
Theres nothing but the rain
Yagmurdan baska hicbir sey yok
No footsteps on the ground
Hic ayak sesi yok
I'm listening but theres no sound
Dinliyorum ama hic ses yok
Isn't anyone tryin to find me?
Kimse beni bulmaya calismiyor mu?
Won't somebody come take me home
Birisi gelip beni eve goturmeyecek mi
It's a damn cold night
Bu lanet bir soguk gece
Trying to figure out this life
Bu hayati anlamaya calisiyorum
Wont you take me by the hand
Elimi tutup goturmeyecek misin beni
Take me somewhere new
Beni yeni bir yere gotur
I dont know who you are
Kim oldugunu bilmiyorum
But i... i'm with you
Ama ben... ben seninleyim
Im looking for a place
Bir yer ariyorum
Searching for a face
Bir yuz ariyorum
Is anybody here i know
Burda bildigim birisi var mi
Cause nothings going right
Cunku hicbir sey dogru gitmiyor
And everythigns a mess
Ve her sey bir dert
And no one likes to be alone
Ve kimse yalniz olmayi sevmez
Oh why is everything so confusing
Ah neden her sey bu kadar sasirtici
Maybe i'm just out of my mind
Belki de kafayi yedim
Yea yea yea
Yea yea yea
tercümesi
Seninleyim
Bir köprüde duruyorum
Karanlıkta bekliyorum
Artık burda olacağını düşündüm
Yağmurdan başka hiçbir şey yok
Hiç ayak sesi yok
Dinliyorum ama hiç ses yok
Kimse beni bulmaya çalışmıyor mu?
Birisi gelip beni eve götürmeyecek mi
Bu lanet bir soğuk gece
Bu hayatı anlamaya çalışıyorum
Elimi tutup götürmeyecek misin beni
Beni yeni bir yere götür
Kim olduğunu bilmiyorum
Ama ben... ben seninleyim
Bir yer arıyorum
Bir yüz arıyorum
Burda bildiğim birisi var mı
Çünkü hiçbir şey doğru gitmiyor
Ve her şey bir dert
Ve kimse yalnız olmayı sevmez
Ah neden her şey bu kadar şaşırtıcı
Belki de kafayı yedim
Avril in hayatı
27/9/2008 ·
"Hiçbir şey ama sıradan" Avril Lavigne'i anlatırken kullanılabilecek en kibar söylem bu olsa gerek.
Punkçı bir patenci , dinamik bir ruh ve gerçek asi bir çocuk. 2 yaşında çok az çocuk vardır ki insanları sesiyle ve karakteriyle bu derece coşturabilsin. Küçük bir kasaba çocuğu , sınıfında bile sakin oturamayan ama kendini göstermek için yeterli güvene sahip ve sadece kendi başına New York'a ve Los Angelas'a kadar şarkılarını duyurabilmişti. Daha 17 yaşındayken şöhreti yakalamak için hep önlerde ve hep Canlı bir çocuktu ve yine tek başınaydı. " Dışarı çıkıyorum ve sadece kendim olmaya çalışıyorum. Ne hissediyorsam onu yazıyorum ve başkalarının ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmiyor" diye konuşuyor Avril. "Hissettiğim gibi giyineceğim , hissettiğim gibi davranacağım ve hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim"
Avril ilk single Cd'sinde "Let Go" gerçek bir lirik sitilde olması gerektiği gibi yüksek tonajlarda vokaller ve kristal-kesin sesler kullanmıştır. "Anything But Ordinary" kişiliklere , öz benliklere seslenen bir yapıttı. "Complicated" şarkısı ise Gitar eşliğinde oluşturulmuş basit bir besteydi ve "Anything But Ordinary" dinleyenlerini daha da derinlere yöneltti. "I'm with you" şarkısı Avril'in insancıl ve merhametli yönlerini yansıtmaktadır. Fakat "Loosing grip" ve "Unwanted" şarkıları kişiliğinde saklı kalmış yenilginin ve reddedilmişliğin getirdiği tüm çığlıkları yansıtır. Avril'in hayat hakkındaki tecrübelerini anlatan şarkı ise "My World" ve metafarik "Mobile" yapıtlarıdır. Avril "Rüyalarımı gerçekleştirmek için bu kuşkulu yola çıktım. Bütün yerlerin üzerindeyim sanki. Bir oradayım bir burada. Her Gün farklı yollardan geçiyorum" diye konuşuyor. "Bu benim yaşam sitilim , normal bir yaşam istemezdim. O zaman sıkılırdım."
Görülüyor ki ; Avril böyle bit vahşet için yaratılmış. Hep ilginin odak noktası olmayı isteyen küçük bir çocuk. Napanee , ontario gibi nüfusu 5.000 üzerinde olan bölgelerde çok kolaylıkla şöhreti yakalayacağı beliydi. " Bunun yapmak zorunda olduğum bir şey olduğunu biliyordum." diye konuşuyor Avril. "Küçük bir çocukken yatağımın ortasında oturup kendimi sahnede düşünüyordum , sesimin yükselebileceği kadar bağırıp çevremde binlerce insanın olduğunu hayal ederdim." Sessizce yatak odasından çıktı ve şarkılar söylemeye başladı. Onun için zaman ve mekanın önemi yoktu , kiliselerde İncil şarkıları söylemeye başladı , Festivallerde vokalcilik yaptı , toplantılarda yerel şarkılar söyledi ve zaman zaman yetenek yarışmalarına katıldı. Bütün bu çabalar Arista Records şirketinin onu keşfetmesine kadar yaptıklarıydı.
NYC'ye bir gezide , Avril Antonio LA Reid'in ilgisini çekti. Antonio "LA" Reid Avril'e Arista firmasıyla bir anlaşma yapmasına yardımcı oldu. Bundan sonra Avril Manhattan!a taşındı ve cingle CD'si üzerine çalışmalarına başladı. Bunu Avril'in yaratıcı çalışmaları takip etti. "Yazmayı çok seviyorum" diye konuşuyor Avril. "Gerçekten sıkıldığımı hissettiğimde ve başa çıkamayacağımı düşündüğümde hemen gitarıma koşuyorum. Gitarım çoğu zaman bana bir terapist gibi geliyor" diye ekliyor.
"New York" çalışması sırasında artık tamamen stüdyoda yaşamaya başladı fakat yaptığı çalışmalar başlangıçta başarı getirmedi. "Gerçekten çok yetenekli insanlarla çalışıyordum ama bunu hissedemiyordum. Yapılan bu çalışmalar gerçekte beni yansıtmıyordu." diye itiraf ediyor. "Ve sonra albümümün şarkı sözlerini başka insanların yazmasını istediler ama ben kendim yazmalıydım , kendi müziğimi kendim yazmalıydım. Bu dönemler gerçektende stresli zamanlardı. Fakat hiçbir zaman vazgeçmeyi düşünmedim." Bunun yerine Avril sahil kenarı bir yer seçti ve Los Angelas'a gitti. Los Angelas ona ihtiyacı olan ortamı sağladı.
Avril Las Angelas'da yapımcı Clif Magness'le tanıştı. "Ve tam aradığım adamı buldum" diye anlatıyor. Avril ; ekliyor "Tamamen birbirimize uyum sağladık çünkü sadece beni yönlendirdi, beni anladı ve bana kendi istediğimi yapma izni verdi. "Let Go" ve Magness şarkıları yavaş yavaş hayran kitlelerini arttırdı ve ünlü yapım şirketi Matrixle bir sözleşmeyi beraberinde getirdi. Sarah Mclachan , Dido , Coldplay ,Branaked Ladies ve Sun gibi ünlü müzisyenlerle çalışan Network Managment firmasıyla anlaştı.
Albüm tam olarak şöhreti yakalamadan Avril mutlu olamadı. "Geçen yıllarda gerçekten yazmayı öğrendim."Complicated" aslında özel bir insana yazılmış bir şarkı değildi. Temelde hayatı anlatıyordu , insan ilişliklerini ve birbirini aldatmalarını anlatıyordu" diye konuşuyor Avril. Şarkılarında biri "Losing Grip" eski erkek arkadaşlarından birine yazılmış bir şarkıydı. Bu konu hakkında Avril şöyle söylüyor ; "Eski erkek arkadaşlarımdan biriydi ve bana duygusal yönden istediğim hiçbir şey vermedi" Avril gülüyor ve ekliyor; "Şimdi bu benim için hiç de sorun değil.Onun sayesinde güzel bir şarkım oldu !"
Şimdi Avril'in albümü tamam ve sahneye çıkıp şarkılar söyleyip çalmak için sabırsızlanıyor. Erkeklerle skate yaparken çevresine bakıp gülümsüyor ve bu hali ile Alay ediyor. Bu halinin çocukluğundan farklı olmadığını düşünüyor ve ekliyor ; "Her zaman yaramaz bir çocuktum ve sanırım hala öyleyim. Kışın hokey oynardım , yazları da Basketbol. Erkeklerle oynamayı çok severdim."
Fakat Avril'in müziği hem bayanlara hem de erkeklere hitap edecek kapasitede ve birkaç maceracının dinleyebileceği müziğin de ötesinde bir yerlerde.Ve tüm insanlığa ulaşmayı hedefleyen bir yerlerde. "Dışarıda , onların yanında olmak için daha fazla sabrım kalmadı.Bütün dünyaya Rock'u dinletmek istiyorum. İnsanların, yaptığım müziğin gerçekliğine ,dürüstlüğüne ve gerçekten kalbimden geldiğine inanmalarını istiyorum.
awril